Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Nedir be bu Türkiye’nin çektiği, Kıbrıs Türkü’nün elinden!?!

1 974’te yalvardık;  “gel bizi kurtar bu EOKA’cıların elinden!”  diye… O da, geldi topuyla tüfeğiyle… Ve, kurtardı bizi sözde  eşit ortağı  olduğumuz devletimizden… Devletsiz kalamazdık herhalde, bizim ısrarımız üzerine  1976’da KTFD’ni kurdu bize… Başka neler yaptı, yapmak zorunda kaldı bizim ısrarlarımız nedeniyle? Nüfus aktarmaya başladı, aktarmak zorunda kaldı bizim ısrarlarımız nedeniyle… Çünkü,  “biz artık tarımla uğraşamayız, biz artık gasabalıyız…”  diye direttik. Getirdikçe getirdi Anadolu insanını Kıbrıs’a Türkiye, biz istedik diye, ta ki,  yerli nüfusun iki katına çıkıncaya dek… Bizim hatırımıza, takmadı  “ele geçirilen topraklara nüfus aktarılamaz!”  kuralını Türkiye… Başka neler yaptı, yapmak zorunda kaldı bizim ısrarlarımız nedeniyle? 1976’da, bizim ısrarlı taleplerimizle kurmak zorunda kaldığı KTFD’yi yıkıp, yerine  1983’te KKTC’yi kurmak zorunda kaldı Türkiye… Çünkü, KTFD yeterince  “bağımsız”  değildi, KKT...

Bir Kez Daha Kıbrıs Türk Burjuvazisi ve Bağımsızlık…

  Kendimiz olamadık tarih boyunca, belki bundan sonra olabiliriz… 1954’lerde kendimiz olamadık, hami aradık; önceleri,  “İngilizden memnunuz, ayrılmasın başımızdan!”  dedik… Dedik demesine de, İngiliz’in de teşviki ile,  “Ya taksim, ya ölüm!”  demeyi ve TC’nin ilgi alanına girmeyi başardık kısa sürede… Ama, kendimiz olamadık biz hiç! Ne bağımsız olduk, ne de bağımsızlık hayal ettik biz! Ama, gene aynı İngiliz, Amerika ile beraber  “bakir doğum”  misali peydahlanan  “bağımsız” Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “eşit ortağı”  olduğumuzu söyledi bize… İnandık bu “eşit ortak” efsanesine ve  “neden tek ortak olmayalım” ın peşine düştük “anavatanımız”ın da büyük desteği ile… Onlar mı? Onlar da, kendi “anavatanları” ile koyuldular  “neden tek ortak yapmayalım anavatanımızı”  politikasınınpeşine… Bu, sözde bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yaşatmak konusunda  “eşit ortak”  olamadık ama, adayı bölmek için  eşit çaba  göstermeyi be...