Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Seçim değerlendirmesi 3: Bütün suç KSP’nin

Evet, bütün suç KSP’nin… Öyle diyor dostlarımız. İnsanın böyle dostları varken, düşmana ihtiyacı yok gerçekten… Bakın ne diyor, KSP’nin eski Genel Sekreterlerinden Mehmet Süleymanoğlu: “Gerçekten Akıncı’yı TC’nin adamı ilan edip,  AKP onu istiyor demeleri sonrası ülkede olanlara baktım. Ya ben kördüm… Ya bu dostlar Venüs Gezegeninde yaşıyorlardı. Hoş son 30 yılda hiç Venüs Gezegeninden buralara bir türlü gelemediler…” Evet, KSP “son 30 yılda Venüs gezegenindeydi” diyelim, yani 1990’dan beri… Peki ama, Süleymanoğlu neredeydi bu “30 senede”? KSP’nin öncelikle Kurucu üyesi ve ilk Genel Sekreteri idi. 2009 yılına kadar da öyle kaldı., yani “Venüs gezegeninde”!!! Süleymanoğlu, KSP politikalarını gerçekler üzerinden şekillendirmiyor demeye çalışıyor. Ülke gerçeklerini dikkate almıyor KSP ona göre. Niyeymiş? Baksana, KSP, TC Akıncı’yı destekler, ona kazandıracak demiş de öyle olmamış. Yani, şu destek işini, biraz daha irdelemekte yarar var. Belli ki sizler TC’nin seçim sürecinde Akıncı’ya...

Seçim Değerlendirmesi 2: Müdahaleye müdahale edilmeyecek mi?

Dünyada seçimlere   ‘siber müdahaleler’   çoğalırken, KKTC seçimlerinde müdahaleler aşikar ve gizlenmeden yapıldı. YSK’nın koyduğu tüm yasaklar çiğnendi. Adeta,   “yasaklar çiğnensin diye yapılır”   dercesine ve   YSK’nın ‘gözünün içine baka baka’… YSK n’aptı? “Ben yasaklarım, şikayet etmek sizin, önlemek de polisin görevidir” dedi ve yola devam etti YSK… Açılış ve tören yasak dedi YSK. Tarım Bakanı Geçitköy Barajı sırtlarından, Başbakan Ankara’dan  ‘su borularının tamiri törenine’  Recep Tayyip Erdoğan’ın konuğu olarak katıldılar. Töreni nerdeyse tüm TV kanalları canlı olarak verdiler… Tatar’a,  “Hazır Ankara’ya gelmişken, gel sana bir de Maraş kumsalı açılışı yapalım”  dedi büyük ‘ reissör ‘ Recep Tayyip Erdoğan ve hem  ‘su borularının tamiri törenini ‘ ve hem de  ‘Maraş kumsalı’  törenlerini ustaca yönetti…Töreni nerdeyse tüm TV kanalları canlı olarak verdiler… YSK n’aptı? TV’den izledi! Başka neler oldu? YSK, pandemi dolayı...

Seçim Değerlendirmesi 1: Demokrasi ve hukukun üstünlüğü

  Bu makale dizisi aslen tek yazı olarak kurgulanmıştır. Ancak, uzunluğu nedeniyle 3 güne bölmek zorunda kalınmıştır. Okuyucunun, 3 yazı da yayımlandıktan sonra, 3’ünü bir arada tekrardan okunması önerilir. 11 Ekim 2020’de 1. turu gerçekleşen “cumhurbaşkanlığı seçimi”, hiçbir adayın %50 üzerinde bir oy alamamış olması nedeniyle 2. Tura kalmıştır. En çok oy alan 2 aday 2. tura kaldılar. 18 Ekim günü yapılan 2. Tur sonucunda Ersin Tatar 4412 oy farkla seçimi kazanarak yeni Cumhurbaşkanı oldu. Bu kadar basit mi? Evet, bu kadar basit. YSK (Yüksek Seçim Kurulu) öyle diyor… Olsun! Yaşasın demokrasi! Yaşasın yeni Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar! Yani, yapıldığı iddia edilen  “ölüm tehditlerinin”  hiç mi önemi yok? Kapandı mı yani şimdi o konu, araştırılmayacak mı? Doğru olup olmadığı ortaya çıkarılmayacak mı? Doğruysa, failleri bulunup, cezalandırılmayacak mı? Mustafa Akıncı,  “Türkiye’yi yönetene bağlı, istihbarat işleri yapan bir kurum tarafından, aday olmamam için ben, aile...

Rakamlar yalan söylemez!

  YSK’nın açıkladığı 1. Tur kesin sonuçlarına göre: (*) Akıncı:  %29.80  (2015 %26.95 ) Tatar:  %32.34  (2015-Eroğlu: %28.15) “Sol” (Akıncı + Tufan):  %51.51 ,  (2015: %49.87) Sağ (Tatar+Denktaş+Özersay+Arıklı ve diğerleri) :  %48.49  (2015: %50.13)                                                                              Tabii, mesele sol ve sağ olsa, bu rakamlar solun aleyhine olur, herhalde % 40’tan yukarı çıkmazdı. Ama, solun sol olmadığını, yani; solun bağrında sağın da var olduğunu görmeliyiz. Birinci, önemli tespit bu!       ...