Ana içeriğe atla

Büyük komplo!








* Kendi arzu ve planlarını, “halk öyle istiyor” demagojisi ile gizleme sanatına şahitlik ettik.

* BU KOMPLONUN GEREKÇE VE TEMEL AMAÇLARI

> Türkiye Cumhuriyeti zorda! Çıkış yolu var mı?

* Ekonomi,

* Siyaset,

* Uluslararası ilişkiler, hepsinde de zor günler yaşanıyor.

Öcalanla anlaşmak lazım, ABD’den silah almak lazım, uçak almak lazım; ABD’ye milyarlar akıtmak lazım! Rusya’dan gaz alımını azaltmak lazım. Lazım-lazım-lazım…

Karşılığında ABD’den “Meşruiyet” alınmıştır… 

> Ya KKTC?

>> TC’nin KKTC siyaseti de zorda, yeni bir imaj şart!

* Tatar’a 5 yıldır uygulattırılan “iki eşit, egemen devlet temelinde çözüm olmazsa görüşme olmaz” şartı nedeniyle oluşan Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri çözüm istemiyor iddiası,

Kıbrıs Rum liderliği federasyon oluşturmak için görüşmelere hazırdır, ama Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri hazır değildirler iddiası,

* Bu duruma paralel KR tarafının geliştirdiği mütahhit tutuklamaları şeklindeki hukuksal süreçler inşaat sektörünü ve dolayısıyla da tüm KKTC ekonomisini zora sokmuş durumdadır.

Bu durumda TC ve KKTC imaj değiştirmeye zorlanmaktadır. Uzlaşmaz tavrından vaz geçtiği ve tersine, uzlaşmaz olanın KR liderliği olduğunu iddia edebileceği bir sürece girilmesi şart olmuştur. 


İMAJ HERŞEYDİR!

GERÇEK OLMASA DA OLUR!

Böylesi bir imaj Tatar ile mümkün değildir. Buna kimse inanmaz, inandırılamaz. Ayrıca, Tatar’da böylesi bir imajı sergileyecek “yetenek” de yoktur.

Bu imaj, en azından son iki yıldır hazırlanmaktadır. Bu imajı yaratacak, en azından yaratmayı deneyebilecek tek aktör Tufan Erhürman olabilir. Hele de, “Türkiye’ye ve tüm müdahalelere rağmen seçimi kazanan, federasyoncu, değişimci Erhürman” profili bu iş için biçilmiş kaftandır.


* O zaman 

NE YAPMALI?

O zaman, Erhürman soldan sağdan desteklenmeli. Federasyoncular da desteklemeli, federasyon karşıtları da.

Sol partilerden; TDP, TKP alenen desteklerken, BY ve Sol Hareket ve BKP “Tatar gidecek, federasyoncu aday gelecek” gibi söylemlerle destek beyan ettiler. Bunlara iki öğretmen sendikası v e DEV-İŞ de katılmıştır.

Sağ partilerden Serdar Denktaş’ın TAM partisi, HP’nin 3 eski milletvekili de açıkça Erhürman cephesinde yerini almışlardır.

Sağın önde gelen sendikalarından Kamu-Sen Başkanı Metin ATAN ve Kamu -İş Başkanı Ahmet SERDAROĞLU da dolaysız destek sunanlar arasındadır. 

NASIL YAPMALI?

Tüm bu kesimler, “toplum değişim istiyor” diyerek, bu komployu hayata geçirmek için devreye sokulmuşlardır.

2000’lerin başında denedik, başarılı olduk.

Öyleyse, gene yapabiliriz!

Hade iş başına!


* Toplanın, DEĞİŞİM VAR!

BÜTÜN SOLLAR VE SAĞLAR TOPLANDIK; 

“FEDERASYON İÇİN”,

“DEĞİŞİM İÇİN”, 

“TATAR GİTSİN, ERHÜRMAN GELSİN” DİYE!


GÜM!

Hiç hesapta olmayan bir gelişme; KSP aday çıkaracakmış!

“Olur mu öyle şey, KSP halkın beklentisine karşı çıkıyor, hain KSP!” deyenler de oldu...

“Şimdi federasyon zamanı, emek eksenli siyaset zamanı değil! Öyle olsa biz de aday çıkardık!” deyenler bile oldu!

“Sorun etmeyin KSP’nin aday çıkarmasını, süreç içinde hallederiz. Nasıl olsa medya bizde, BRT bizde, YSK bizde!”

* Ama, BRT ve YSK’nın başka başka hesapları da varmış meğer! Bazı kesimler, Erhürman’dan az da olsa “oy çalmamıza” bile bel bağlamışa benziyor.

AMA BU BİZİM SORUNUMUZ DEĞİLDİR!

ÇÜNKÜ BİZ, ERHÜRMAN İLE TATAR ARASINDAKİ FARKIN SADECE SÖYLEMDEN İBARET OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ.

ERHÜRMAN’IN;

* TC’YE BAKIŞI, TATAR’DAN FARKLI DEĞİLDİR; TC ANAVATANIMIZDIR!

* ERHÜRMAN’A GÖRE, TC İŞGALCİ DEĞİL, “TEK GÜVENECEĞİMİZ LİMANDIR!” TIPKI AKINCI’NIN DEDİĞİ GİBİ.

* ERHÜRMAN’A GÖRE, GARANTÖRLER ONAYLAMADAN KIBRISLILAR ANLAŞSA BİLE, O ANLAŞMA OLAMAZ!

* ERHÜRMAN’A GÖRE, KUZEY TÜMÜYLE BİZİM, GÜNEYİN DE YARISI BİZİMDİR!

* ERHÜRMAN’A GÖRE, ÖNÜMÜZDEKİ ZİRVEDEN ÇÖZÜM ELDE EDİLEMEDEN MASA DAĞILIRSA KKTC TANINMALIDIR!

VS. VS. VS…

Üstteki cümlelerdeki “Erhürman” adını çıkarın, yerine “Tatar” adını koyun, göreceksiniz ki anlam değişmeyecektir!

Sadece son cümlede küçük bir değişiklik yapmanız gerekecektir.

Şöyle; “TATAR’A GÖRE, BÜTÜN ZİRVELERDEN RUMLAR KAÇMIŞTIR. BU NEDENLE KKTC HEMEN TANINMALIDIR!”

İşte, aralarındaki fark bundan ibarettir!


Herşeye rağmen KSP siyasal duruşunu net bir dille ortaya koydu; “TC yurdumuzu işgal etti, sömügeleştirmektedir!” dedi. “Üç garantör devlet Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünde rol almışlardır!” dedi. “İşçiler, emekçiler umudumuz sizde, siz ayağa kalkarsanız yer yerinden oynar!” dedi. KSP, “sizin hukukunuz guguk oldu, demokrasiniz iflas etti!” dedi. “Demokrasi eğer halkın kendi kendini yönetmesiyse, bugünkü teknoloji, bunu aracısız bir şekilde yerine getirmesine olanak vermektedir!” dedi. “Böyle bir yönetim şekli doğrudan demokrasidir!” dedi. “Hem de her konuda, hem de sürekli!” dedi. “Halkın beğenmediği yöneticileri görevden alma şansın da olacağı böyle bir yönetim kolayca uygulanabilir ve uygulanmalıdır!” dedi…


Karar sizindir! Yarın oy kabinine girdiğinizde, o çarşaf gibi oy pusulasını önünüze açtığınızda, bütün bu anlattıklarımı dikkate almanızı ve oyunuzu ona göre vermenizi öneriyorum.

KSP adayı, pusulada birinci sıradadır. 

Osman ZORBA’ya oy vererek iradene karşı ortaya konan bu büyük komployu boşa çıkart!

Osman ZORBA’ya oy vererek ülkene sahip çık!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tufan Erhürman neye adaydır?

19 Ekim 2025 Cumhurbaşkanlığı seçiminin (herkes kendi penceresinden bakıyor olsa bile) Kıbrıs Türk toplumu açısından bir “kader seçimi” (“ Tükeniş seçimi” diyenler de var) olduğu noktasında nerdeyse tüm siyasiler birleşiliyorlar. “Sağ Cephe” (aslında bu cepheye “Klasik Sağ Cephe” demek daha doğru olacaktır) olarak bilinen Ersin Tatar cephesine dahil olanlar, seçim sonrası “egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü” konusunun Türkiye ile birlikte ileriye götürüleceğini her vesileyle ima etmektedirler. Hatta, detaya da girerek, örneğin KKTC’nin dış işlerinin TC Dış İşleri Bakanlığı’na bağlanacağını dillendirenler bile var. “Sağ Cephe”nin ters kutbunda yer aldığı varsayılan “Sol Cephe” (aslında, amaç ve hedefler açısından “Sağ Cephe”den çok da farklı olmayan, daha çok hedefe ulaşma yöntemleri açısından farklılaşan bir sözde sol cephedir) de, TSK’nın 1974 işgalini “Barış Harekatı” olarak gören, Kıbrıs sorununun “konfederasyon” (iki eşit, egemen devlet temelinde bir çözüm) değil...

Polyannacılık ve Gerçekler

Halkın, "polyannacılık" oynatılarak, hayaller dünyasına sürüklenmesindense, acı gerçekleri görüp, bu gerçeklere göre çare aramasını tercih ederim. Gerçekler nelerdir? Bu kavga basitçe bir hayat pahalılığının kaç ayda bir ödeneceği kavgası değildir.   Eylemci kitlelerin zihninde bu kavga Ankara'nın halkın iradesini hiçe sayarak, her alanda kendi iradesini halka dayatmasına karşı durma kavgasıdır.   Bu kavga, halkın kendi iradesiyle yöneticilerini seçmesine, kendi ekonomik yaşamını düzenlemesine, kendi siyasal kararlarını vermesine engel olan Ankara'nın sürekli müdahale etmesine karşı isyanıdır. Bu kavga, kimliğini ve geleceğini kaybetmekte olduğunu farkeden değilse bile hisseden Kıbrıs Türk halkının varoluş refleksidir. Bu gerçekler, sürekli ve sistemli bir şekilde üstü örtülerek görünmez kılınmaya, kavga UBP-CTP kavgası derekesine düşürülmeye çalışılmaktadır. UBP ve ortakları giderse, CTP ve ortakları gelirse herşeyin düzeleceği yalanı gerçeklerin önüne koyulmaya çal...

Eşitlik mi, eşitsizlik mi?

  1. Hayat Pahalılığı (HP) ödeneği maaş artışı değildir. HP , belirli bir zaman diliminde  satın alma gücü nde ortaya çıkan gerilemedir. İşte,  HP ödeneği  de, satın alma gücünde ortaya çıkan  gerilemeyi telafi etme  yöntemidir. Örneğin;  1 TL maaşınız olduğunu varsayarsak, 1 TL’nin satın alma gücü 1 TL’dir. Mesela ekmek  (*)  tanesi 1 TL ise, sizin maaşınızın satın alma gücü de 1 ekmek kadardır. Ekmek  %100  zamlanıp  2 TL  olursa, satın alma gücünüzü koruyabilmek için  maaşınızın da %100 artırılıp 2 TL olması gerekmektedir. İşte bu artışa  HP ödeneği  diyoruz. HP ödeneği, örneğimizdeki yüzdeliğin altında verildiği durumlarda, bırakın  reel artışı , maaşınız, yani satın alma gücünüz gerçekte düşürülmüş olacaktır. Mesela,  HP’nin %100 olduğu durumda maaşımıza %50 ekenirse, eskiden maaşınızla 1 ekmek satın alabiliyorken, şimdi, HP eklenmiş haliyle bile 1 ekmek alamaz duruma düşüyorsunuz. Ama maaşını...