Ana içeriğe atla

Demokrasi mi dediniz? Ey “ehven-i şer”ciler, Buyurun size demokrasi…

Hade bakalım “ehven-i şerciler” demokrasiye ve Tayyip’in “kösteklediklerine”, adaylıktan çekilmek zorunda bıraktıklarına sahip çıkın, destekleyin…

Tayyip, Taçoy ve Sucuoğlu’nun, ikisinden birinin UBP başkanı ve dolayısıyla da muhtemel başbakan olmasına engel olmuş, ille de Ersan Saner (hatta Ali Kişmir’e göre Hüseyin Özgürgün) diye tutturmuş.

45 gün sonra kurultay toplayıp, tek aday olarak Saner’i UBP başkanı ve müstakbel başbakan seçeceksiniz diye buyurmuş…

Hade bakalım, aslanlarım, sahip çıkın Taçoy ve Sucuoğlu’na, yani demokrasiye…

Hade bakalım Şener, manşetine çek Avrupa’nın yarınki sayısında kalın harflerle: YA TAÇOY / SUCUOĞLU, YA ERDOĞAN diye…

Hade bakalım demokrasi hayranı sol muhalefet, CTP‘sinden BY‘sine, TDP‘sinden YKP‘sine sahip çıkın Tayyip’in istemediklerine, onlar da “ehven-i şer” nasılsa!

Hade bakalım haykırın, “Cevap İrade! İrade Taçoy/Sucuoğlu!” diye…

Efendim? Duyamadım, “ama bunlar ikisi de TC’yi sığınacak en güvenli liman görüyor…” mu dediniz?

N’olmuş ki, öyle görüyorlarsa?

Son seçimde destekledikleriniz de öyle görmüyor muydu?

Yoksa, 74’ün “işgal” olduğunu kabul etmediklerinden mi “ehven-i şer” olamazlar?

Ama, son seçimde destekledikleriniz de kabul etmiyordu 1974’ün “işgal harekatı” olduğunu… “Destekleyelim de, yarın, hiç bir şey olmamış gibi davransınlar da, ortada mı kalalım?” mı dediniz?

E, bunu yapan sadece onlar olmayacaklardır.

Bakın, son seçimde destekledikleriniz de öyle yaptı, hem de sandıkların kapanmasında 1-2 saat sonra.

Yapmayın, etmeyin… Nerdeyse Trump’a karşı Biden’i bile “ehven-i şer” ilan edip, uzaktan da olsa, destekleyen sizler, şimdi Taçoy/Sucuoğlu’nu mu desteklemeyeceksiniz yüce demokrasi adına?

Olmaz olsun sizin bu burjuva demokrasisi hayranlığınız!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tufan Erhürman neye adaydır?

19 Ekim 2025 Cumhurbaşkanlığı seçiminin (herkes kendi penceresinden bakıyor olsa bile) Kıbrıs Türk toplumu açısından bir “kader seçimi” (“ Tükeniş seçimi” diyenler de var) olduğu noktasında nerdeyse tüm siyasiler birleşiliyorlar. “Sağ Cephe” (aslında bu cepheye “Klasik Sağ Cephe” demek daha doğru olacaktır) olarak bilinen Ersin Tatar cephesine dahil olanlar, seçim sonrası “egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü” konusunun Türkiye ile birlikte ileriye götürüleceğini her vesileyle ima etmektedirler. Hatta, detaya da girerek, örneğin KKTC’nin dış işlerinin TC Dış İşleri Bakanlığı’na bağlanacağını dillendirenler bile var. “Sağ Cephe”nin ters kutbunda yer aldığı varsayılan “Sol Cephe” (aslında, amaç ve hedefler açısından “Sağ Cephe”den çok da farklı olmayan, daha çok hedefe ulaşma yöntemleri açısından farklılaşan bir sözde sol cephedir) de, TSK’nın 1974 işgalini “Barış Harekatı” olarak gören, Kıbrıs sorununun “konfederasyon” (iki eşit, egemen devlet temelinde bir çözüm) değil...

"Dürüst" oportünizm belki de hepsinden daha tehlikeli olanıdır!"

1. NOT: Değerli dostlar, malumunuz olduğu üzere, 9 Mayıs günü Facebook üzerinden alttaki yazdıklarımı paylaşmıştım. Bazı itirazlar oldu bu yazdıklarıma. Olabilir ve olmalıdır da. Ben fikirlerin eleştirildikçe zenginleşmesine katkı konduğunu düşünenlerdenim. Öncelikle, Ahmet Serdaroğlu’nun konuşma videosunu izlemediğim iddia edildi ısrarla. Ardından, izlemiş olabileceğim, ama yanlış anladığım, bu nedenle de yanlış yorumladığım iddia edildi. Bu nedenlerden ötürü, sözkonusu yazımı, adım adım yorumlayarak, herkesin anlayabileceği bir şekle sokarak sizlerin bilgisine tekrardan getirmek istiyorum. 9 Mayıs tarihli yazımı tırnak içinde ve bold yaparak, şimdiki yorumlarımı ise aralarda yazacağım. Yani, bir anlamda, o postumun yorumlanmış hali olacaktır bu yazım. Bu tartışmalardan çıkardığım önemli bazı çıkarımlarımı da yazının altına eklemek istiyorum. Altına görüş ve eleştirilerinizi yazarsanız mutlu olurum. İyi okumalar. ------------------ 9 Mayıs tarihli Facebook paylaşımım şöyle başlıyordu:...

Büyük komplo!

* Kendi arzu ve planlarını, “halk öyle istiyor” demagojisi ile gizleme sanatına şahitlik ettik. * BU KOMPLONUN GEREKÇE VE TEMEL AMAÇLARI > Türkiye Cumhuriyeti zorda! Çıkış yolu var mı? * Ekonomi, * Siyaset, * Uluslararası ilişkiler, hepsinde de zor günler yaşanıyor. Öcalanla anlaşmak lazım, ABD’den silah almak lazım, uçak almak lazım; ABD’ye milyarlar akıtmak lazım! Rusya’dan gaz alımını azaltmak lazım. Lazım-lazım-lazım… Karşılığında ABD’den “Meşruiyet” alınmıştır…   > Ya KKTC? >> TC’nin KKTC siyaseti de zorda, yeni bir imaj şart! * Tatar’a 5 yıldır uygulattırılan “iki eşit, egemen devlet temelinde çözüm olmazsa görüşme olmaz” şartı nedeniyle oluşan Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri çözüm istemiyor iddiası, Kıbrıs Rum liderliği federasyon oluşturmak için görüşmelere hazırdır, ama Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri hazır değildirler iddiası, * Bu duruma paralel KR tarafının geliştirdiği mütahhit tutuklamaları şeklindeki hukuksal süreçler inşaat sektörünü ve dolayı...