Ana içeriğe atla

15 soruda kktc devletinin gerçek karakter belgesi…




 KKTC DEVLETİ NE KADAR “ŞEFFAF”, NE KADAR “HESAP VEREBİLİR” VE NE KADAR “DÜRÜST”TÜR?

Hani şu; politikacıların dillerine pelesenk ettikleri “şeffaflık” ilkesi var ya…

Hani şu; politikacıların çok önem verdikleri “hesap verebilirlik” ilkesi var ya…

Hani şu; politikacıların çok önem verdiklerini iddia ettikleri “dürüstlük” ilkesi var ya…

İşte bunlara inanarak ve bu ilkelerden güç alarak alttaki 15 soruyu oluşturup, KKTC devletini yönettiği varsayılan makamlara ve bu makamların yöneticilerine, verecekleri yanıtlarla ne kadar “şeffaf”, ne kadar “hesap verebilir” ve ne kadar “dürüst” olduklarını kanıtlama imkanını vermek istedim.

Bu yetkilileri daha açık ve somut olarak şöyle belirleyebiliriz;

Sayın Cumhurbaşkanı Ersin TATAR,

Sayın Başbakan Ersan SANER,

Sayın Sağlık Bakanı Ali PİLLİ,

Sayın Maliye Bakanı Dursun OĞUZ’a sorular:

1- Temmuz açılımı sonrası Kıbrıs’ın kuzeyine dıştan kaç tane kovid-19 pozitif vaka gelmiştir?

2- Bu vakalardan kaç tanesi Türkiye üzerinden, kaç tanesi Kıbrıs’ın güneyinden (KC) girmiştir?

3- Türkiye’den Kıbrıs’ın kuzeyine gelen kovid-19 pozitiflerin kaç tanesi KKTC vatandaşıdır, kaç tanesi turisttir, kaç tanesi öğrencidir ve kaç tanesi kumar oynamak üzere (3 günlüğüne) gelmiş kişilerdir?

4- 2020 Mart ayından bu yana toplam kaç kişi karantinaya alınmıştır?

5- Karantinaya alınan bu kişilerin kaçı KKTC vatandaşı, kaçı TC vatandaşı ve kaçı diğer ülke vatandaşıdır?

6- Karantinaya alınan KKTC vatandaşlarından kaç tanesinin karantina masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

7- Karantinaya alınan TC vatandaşlarından kaç tanesinin karantina masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

8- Karantinaya alınan diğer ülke vatandaşlarından kaç tanesinin karantina masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

9- 2020 Mart ayından bu yana toplam kaç kişi kovid-19 tedavisi görmüştür?

10- Tedavi gören bu kişilerin kaçı KKTC vatandaşı, kaçı TC vatandaşı ve kaçı diğer ülke vatandaşıdır?

11- Tedavi gören bu KKTC vatandaşlarından kaç tanesinin tedavi masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

12- Tedavi gören bu TC vatandaşlarından kaç tanesinin tedavi masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

13- Tedavi gören bu diğer ülke vatandaşlarından kaç tanesinin tedavi masrafları KKTC devleti tarafından karşılanmıştır?

14- Bu verilerin de göstereceği gibi Türkiye üzerinden gelecek kovid-19 tehditi ile Kıbrıs’ın güneyinden (KC) gelecek kovid-19 tehditinin aynı ölçüde olmadığı inkar edilemez bir gerçek değil mi?

15- Eğer, durum buysa; Türkiye’den kumar oynamak üzere gelen TC vatandaşlarıyla, güneye çalışmak ve ailelerinin geçimini sağlamak üzere gidip-gelen KKTC vatandaşlarını aynı kefeye koymak neyin ifadesidir?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tufan Erhürman neye adaydır?

19 Ekim 2025 Cumhurbaşkanlığı seçiminin (herkes kendi penceresinden bakıyor olsa bile) Kıbrıs Türk toplumu açısından bir “kader seçimi” (“ Tükeniş seçimi” diyenler de var) olduğu noktasında nerdeyse tüm siyasiler birleşiliyorlar. “Sağ Cephe” (aslında bu cepheye “Klasik Sağ Cephe” demek daha doğru olacaktır) olarak bilinen Ersin Tatar cephesine dahil olanlar, seçim sonrası “egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü” konusunun Türkiye ile birlikte ileriye götürüleceğini her vesileyle ima etmektedirler. Hatta, detaya da girerek, örneğin KKTC’nin dış işlerinin TC Dış İşleri Bakanlığı’na bağlanacağını dillendirenler bile var. “Sağ Cephe”nin ters kutbunda yer aldığı varsayılan “Sol Cephe” (aslında, amaç ve hedefler açısından “Sağ Cephe”den çok da farklı olmayan, daha çok hedefe ulaşma yöntemleri açısından farklılaşan bir sözde sol cephedir) de, TSK’nın 1974 işgalini “Barış Harekatı” olarak gören, Kıbrıs sorununun “konfederasyon” (iki eşit, egemen devlet temelinde bir çözüm) değil...

"Dürüst" oportünizm belki de hepsinden daha tehlikeli olanıdır!"

1. NOT: Değerli dostlar, malumunuz olduğu üzere, 9 Mayıs günü Facebook üzerinden alttaki yazdıklarımı paylaşmıştım. Bazı itirazlar oldu bu yazdıklarıma. Olabilir ve olmalıdır da. Ben fikirlerin eleştirildikçe zenginleşmesine katkı konduğunu düşünenlerdenim. Öncelikle, Ahmet Serdaroğlu’nun konuşma videosunu izlemediğim iddia edildi ısrarla. Ardından, izlemiş olabileceğim, ama yanlış anladığım, bu nedenle de yanlış yorumladığım iddia edildi. Bu nedenlerden ötürü, sözkonusu yazımı, adım adım yorumlayarak, herkesin anlayabileceği bir şekle sokarak sizlerin bilgisine tekrardan getirmek istiyorum. 9 Mayıs tarihli yazımı tırnak içinde ve bold yaparak, şimdiki yorumlarımı ise aralarda yazacağım. Yani, bir anlamda, o postumun yorumlanmış hali olacaktır bu yazım. Bu tartışmalardan çıkardığım önemli bazı çıkarımlarımı da yazının altına eklemek istiyorum. Altına görüş ve eleştirilerinizi yazarsanız mutlu olurum. İyi okumalar. ------------------ 9 Mayıs tarihli Facebook paylaşımım şöyle başlıyordu:...

Büyük komplo!

* Kendi arzu ve planlarını, “halk öyle istiyor” demagojisi ile gizleme sanatına şahitlik ettik. * BU KOMPLONUN GEREKÇE VE TEMEL AMAÇLARI > Türkiye Cumhuriyeti zorda! Çıkış yolu var mı? * Ekonomi, * Siyaset, * Uluslararası ilişkiler, hepsinde de zor günler yaşanıyor. Öcalanla anlaşmak lazım, ABD’den silah almak lazım, uçak almak lazım; ABD’ye milyarlar akıtmak lazım! Rusya’dan gaz alımını azaltmak lazım. Lazım-lazım-lazım… Karşılığında ABD’den “Meşruiyet” alınmıştır…   > Ya KKTC? >> TC’nin KKTC siyaseti de zorda, yeni bir imaj şart! * Tatar’a 5 yıldır uygulattırılan “iki eşit, egemen devlet temelinde çözüm olmazsa görüşme olmaz” şartı nedeniyle oluşan Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri çözüm istemiyor iddiası, Kıbrıs Rum liderliği federasyon oluşturmak için görüşmelere hazırdır, ama Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri hazır değildirler iddiası, * Bu duruma paralel KR tarafının geliştirdiği mütahhit tutuklamaları şeklindeki hukuksal süreçler inşaat sektörünü ve dolayı...