Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Büyük komplo!

* Kendi arzu ve planlarını, “halk öyle istiyor” demagojisi ile gizleme sanatına şahitlik ettik. * BU KOMPLONUN GEREKÇE VE TEMEL AMAÇLARI > Türkiye Cumhuriyeti zorda! Çıkış yolu var mı? * Ekonomi, * Siyaset, * Uluslararası ilişkiler, hepsinde de zor günler yaşanıyor. Öcalanla anlaşmak lazım, ABD’den silah almak lazım, uçak almak lazım; ABD’ye milyarlar akıtmak lazım! Rusya’dan gaz alımını azaltmak lazım. Lazım-lazım-lazım… Karşılığında ABD’den “Meşruiyet” alınmıştır…   > Ya KKTC? >> TC’nin KKTC siyaseti de zorda, yeni bir imaj şart! * Tatar’a 5 yıldır uygulattırılan “iki eşit, egemen devlet temelinde çözüm olmazsa görüşme olmaz” şartı nedeniyle oluşan Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri çözüm istemiyor iddiası, Kıbrıs Rum liderliği federasyon oluşturmak için görüşmelere hazırdır, ama Kıbrıs Türk ve Türkiye liderlikleri hazır değildirler iddiası, * Bu duruma paralel KR tarafının geliştirdiği mütahhit tutuklamaları şeklindeki hukuksal süreçler inşaat sektörünü ve dolayı...

Celal Özkızan ne yapmaya çalışıyor?

Nuri Sılay Facebook hesabından, 10 Ekim 2025 tarihinde şu paylaşımı yaptı: “KSP’nin TC işgaline ve askeri garantisine karşı çıkan açıklamalarının YSK tarafından defa defa sansürlenmesi, sadece tek bir şeyi ispatlar o da işgalin bizzat kendisi ve işgal altında demokrasi ve ifade özgürlüğü olamayacağıdır.   Susmak kabullenmektir.   Rejimi bir kez daha ifşa eden KSP ile dayanışmak en basit demokratik gailenin gereğidir. İşgale ve yabancı garantörlere karşı çıkanları susturamazsınız.” Bu paylaşımın altına gelen yorumlardan biri de Celal Özkızan’a aitti. Celal Özkızan’ın yorumu şöyleydi:   “Bu mantığa göre, İsrail karşıtı yazılamaların İsrail’in talebi ile Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından silinmesi emri de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin altında demokrasi ve ifade özgürlüğü olamayacağı anlamına mı gelir?” Gerçekten de, Celal Özkızan ne yapmaya çalışıyor? Nuri Sılay’ın iddia ve tespitlerinin yanlış olduğunu mu ima etmeye çalışıyor? Yani, Nuri Sılay’ın iddia ve tespitleri, aynı mantıkla Kıb...

Çok garip bir durum, vesselam!

  CTP’nin cumhurbaşkanı adayı Tufan Erhürman’a, hem solcu olarak bilinen partiler, hem de sağcı olarak bilinen partiler destek beyan ettiler. Kimisi alenen, kimisi dolaylı. Kimisi, bu yarışın federasyon savunanlarla, konfederasyon savunanlar arasında yer alan bir yarış olduğunu, federasyoncuların kazanmasının şart olduğunu iddia ederek, kimisi ise, bu yarışın federasyon savunanlarla, konfederasyon savunanlar arasında bir yarış olmadığını, ama Erhürman’ın “vizyon sahibi” ve “toplumu kucaklayan” bir lider olmasından dolayı ve “değişim” sağlayacağı için kazanmasının şart olduğunu iddia ederek savunduklarını ve destekleyeceklerini söylemektedirler. Somutlaştıracak olursak; Sol cenahtan TDP, Erhürman’ı federasyon savunduğu için açıkça desteklemektedir. Buna Akıncı’yı da ekleyebilirsiniz. Akıncı, her ne kadar eleştirilerir gibi de yapsa, gene de bir federasyoncu olarak açık destek beyan etmiştir Erhürman’a. Ama, mesela bir BKP ve Sol Hareket böylesi bir açık destek ...

Burjuvaların anladığı tek dil, örgütlü “güç”ün dilidir!

Sevgili Ali Kişmir, öncelikle KSP’nin ve adayı Osman Zorba’nın uğradığı mağduriyeti ele aldığın için sana çok minnettarım. Senin gibi, diğer basın mensubu, örgüt temsilcisi veya duyarlı demokrat bireylere de minnettarım. Sevgili Ali, 7 Ekim 2025 tarihli sosyal medyada (Facebook’ta) yayınladığın yazı nedeniyle konuyu biraz daha açmak, sohbet eder gibi tartışmak ve bazı gerçeklerin tekrardan altını çizmek ihtiyacı hissettim. Dediğim gibi, tam bir sohbet havasında ele almak istediğim bu satırları, seninkilere alternatif, karşı çıkan satırlar olarak değil, seninkileri güçlendiren, terim yerindeyse senin sözlerinle ittifak kuran sözler olarak değerlendirmeni rica ediyorum. Başlığınla başlayalım; “ ANLADIKLARI DİLDEN KONUŞALIM” diyorsun. Onların anladıkları dilin, bu senin kullandığın dil olduğundan eminmisin? Şahsen ben değilim. Çünkü, birincisi, onların anladığı tek dilin “güç” olduğunu çok iyi biliyorum. Hemen “şiddet” olarak algılanmasın bu “güç”! Bu “güç” iktidar erkini e...